Manolya!

Çarşamba akşamıydı saat beş otuz. Yorgundu argındı, henüz gelmişti. Elinde karton kutular alnında yaşlar kümelenmiş. Kaşlarını aşmak için hücum ediyor terler. Dinlenmek istedi. Göz ucuyla bir yer kestirdi, yürüdü. Durmadı, duramadı.
Okumaya devam et

Reklamlar