Bahar!

Bahar! Sen hep böyle güzel misin? Güllerin, karanfillerin, zambakların, erguvanların… Sende kemal bulan renler, şekiller, biçimlerin… Kumral saçlarını ıslatmış yağmurların

Yağmur hafiften çiseliyor. Yollar sıkış tıkış. Kaldırımlarda adım atacak yer yok. Gök gürültüsü duyulmaya başladı uzaktan. Berkler şimşekler ardı ardına çakıyor.

Rüzgâr; bugün tadın tuzun hiç yok. Göz gözü görmüyor. Sokak aralarında gözlerini ovuşturan çocuklar. Köşe bucak kaçmak için bir birlerini yokluyorlar.

Mahalle sessiz mahalle sakin… Rüzgârın uğultusu kulakları dolduruyor. Az ötede kapı gıcırtısı. Aralıksız söveleri dövmeye başlamış.

Kuşlar yörüngeden çıkmış gezegen, sığınacakları bir yer arıyorlar.

Bahar! Sen hep böyle güzel misin? Güllerin, karanfillerin, zambakların, erguvanların… Sende kemal bulan renler, şekiller, biçimlerin… Kumral saçlarını ıslatmış yağmurların… ve mısralara dökülmüş tasvirlerin

“Gönül dile gelir kaval sesinde.
Boz martılar düğün yapar Mersin’de,
Isparta’nın renk renk gül bahçesinde
Bülbüllerin neşesini gör şimdi.

Cıvıl cıvıl, sessiz duran yuvalar,
Kelebekler birbirini kovalar.
Halı gibi nakışlandı ovalar…
Bölük bölük sarı, yeşil, mor şimdi.

Aşıklar diyarı Elbistan ili…
Olur bu mevsimin bağ-ı İrem’i,
Her çeşmenin üç-beş tane güzeli,
Her çiçeğin bir arısı var şimdi.”

            Ve insan…

Reklamlar

2 Comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s